Motorlar sustuğunda geriye sadece hesaplaşmak kalır: ''Sons of Anarchy'' (SOA)
Bu dizi bir motorcu dizisi değil.
Bu dizi; yanlış insanlarla, doğru sebeplerle yaşamanın bedeli.
SAMCRO bir kulüp değil, içine doğduğun ev.
Hepsi özgürlük diye bindi motora, kimse inemedi.
Bu dizinin evreninde suç para için işlenmez. Suç, düzeni korumak için işlenir.
Çünkü Charming kasabası sandığın gibi huzurlu değil.
Huzur, birilerinin pisliği üstlenmesiyle ayakta durur.
Polis temiz görünür çünkü kirli işleri motorcular yapar.
Ve en büyük yalan şu:
“Aile için...”
Sons of Anarchy sana şunu anlatır:
Bazı hayatlarda doğru karar yoktur.
Sadece sırası gelmiş yanlışlar vardır.
Jax babasının günlüğünü okuduğunda gerçeği anlar:
Kulübü düzeltmek istiyor ama kulüp dediğin şey suç değil, kimlik.
Kimliğini reforme edemezsin.
Ya yaşarsın ya terk edersin.
Ama terk edersen sen kalmazsın.
Bu yüzden dizide herkes aynı hatayı tekrarlar:
Babalar oğullarını korumaya çalışır, oğullar da içine doğduğu hayata kök salar.
Şiddet Neden Bu Dizide Rahatsız Etmez?
Çünkü şiddet burada amaç değil.
Dil.
Bu insanlar konuşmayı bilmez.
Duygularını yumrukla, sadakati kurşunla anlatırlar.
O yüzden biri öldüğünde üzülmezsin.
Kimin sırasının geldiğini düşünürsün.
Ana Mesaj
Sons of Anarchy sana suçun cazibesini anlatmaz.
Suçtan çıkamayan insanların trajedisini anlatır.
Bu hikâyede kimse kötü doğmadı.
Sadece yanlış yere ait doğdu.
Ve bazı insanlar değişmez.
Çünkü değişirse yaşayamaz.
Karakter Analizi
Jax Teller: ''Değişmek İstemenin Bedelini Kanla Ödeyen Adam''
İnsan olmak istiyor ama lider doğmuş.
Kaçmak istiyor ama herkes ona bakıyor.
Onun trajedisi kötülük değil, farkındalık.
“Doğru olanı biliyorum…
ama doğruyu yaparsam kim ölecek onu da biliyorum.”
Jax umutla lanetin aynı bedende yaşadığı adamdır.
Onun hikâyesi suç değil, miras.
Onu trajik yapan şey şiddet değil, bilinç.
Babası gibi olmak istemez ama babasının bıraktığı boşluğu da kimseye bırakmaz.
Kulübü değiştirmek ister fakat kulüp zaten onun kimliğidir.
Bu yüzden verdiği her doğru karar yeni bir yanlış üretir.
Jax için özgürlük hiçbir zaman kaçmak değildir.
Özgürlük, zincirini seçmektir.
“Ben bu hayatı seçmedim” der ama
her seferinde direksiyona kendisi geçer.
Onun hikâyesi suçtan kurtulma hikâyesi değil:
kendisinin kim olduğunu kabullenme hikâyesi.
Finalde ölmesinin nedeni kurtuluş değil.
İlk kez tamamen dürüst olmasıdır.
Clay Morrow: ''Güçten Düşerse Yok Olacak Adam''
Clay klasik kötü adam değildir.
Clay boşluktan korkan adamdır.
Kulüp onun için aile değil — var oluş kanıtıdır.
Başkanlık koltuğu giderse sadece yaşlanmış bir suçlu kalacağını bilir.
Bu yüzden hatalar yapmaz; bilinçli fedakârlıklar yapar.
İnsanları satmaz çünkü nefret eder,
insanları satar çünkü sistemin devamı için gerekli görür.
Clay için ahlak sonuçtur, sebep değil.
Onun trajedisi açgözlülük değil, yerinin doldurulabilir olmasının korkusu.
Bu yüzden en büyük düşmanı Jax değil: zaman.
Gemma Teller: ''Sevgiyi Kontrol Etmek Sanan Anne''
Gemma dizinin gizli merkezidir.
Çünkü herkes güç için savaşırken o düzen için savaşır.
Oğlunu korumak ister ama aslında koruduğu şey kurduğu dünyadır.
Sevdiği insanları serbest bırakmaz; birbirine bağlar.
Gemma’nın sevgisi sıcak değildir — bağımlılık üretir.
“Aileyi ayakta tutmak için gerçek gerekmez, hikâye yeter.”
Bu yüzden sürekli manipülasyon yapar.
Kötü olduğu için değil, kaosla baş edemediği için.
Gemma’nın en büyük korkusu yalnızlık değil —
kontrol edemediği bir hayat.
Tara Knowles: ''Bu Dünyanın Dışarıdan Bakan Son Aklı''
Tara dizideki tek normal insandır.
Ve bu yüzden en trajik karakterdir.
Jax’i olduğu gibi sevmez, olabileceği halini sever.
Bu da onu yavaş yavaş bu dünyanın içine çeker.
Tara kaçmaya çalışan tek kişidir ama en çok o kök salar.
''Bu evrende iyi kalmaya çalışmak, kötü olmaktan daha tehlikelidir.''
Çünkü burada şiddet hayatta kalma yöntemidir.
Tara bunu reddettikçe daha derine batar.
Onun ölümü bir sürpriz değil, bu dünyanın mantıksal sonucudur.
Wendy Case: ''Kaçtığı Yere Varan Kadın''
Wendy kulüpten nefret eder.
Ama kulüp Wendy’den vazgeçmez.
Bağımlılığı sadece uyuşturucu değildir;
alıştığı kaosun kendisidir.
Bazı insanlar huzuru değil, tanıdık acıyı seçer.
Jax onunla aşk yaşamaz, geçmiş yaşar.
Çünkü Wendy, Jax’in kaçamayacağı kimliğinin parçasıdır.
Temiz hayatın mümkün olmadığının kanıtı gibi yanında durur.
Anne olmaya çalışır, toparlanmaya çalışır, uzaklaşmaya çalışır —
ama Charming’den çıkamaz.
Bu dizide hapishane demir parmaklık değildir.
Hapishane alışkanlıktır.
Wendy bunu bilen ilk karakterlerden biridir.
O yüzden Tara umut, Lyla gerçeklikse
Wendy döngüdür.
Ve Sons of Anarchy’nin en sert gerçeği şudur:
Bu dünyadan kurtulamazsın.
Sadece daha az zarar vererek yaşamayı öğrenirsin.
Opie Winston: ''Sadakat, İkinci İsmi Olan Adam''
Opie düşünmez, tartmaz, yorumlamaz.
O inanır.
Kulüp onun için sosyal çevre değil, ontolojik gerçekliktir.
Var olmasının tek yolu ait olmaktır.
Bu yüzden sürekli kaybeder ama hiç sorgulamaz.
Çünkü sorgulamak ayrılık demektir.
Opie’nin ölümü fedakârlık değil,
hayatının doğal devamıdır.
Zaten başından beri kendini değil kulübü yaşatıyordu.
Opie sadakatin romantik değil, yok edici tarafıdır.
Donna: ''Masumiyetin Bu Dünyada Yaşayamayacağının Kanıtı''
Donna kulübe ait değildir.
O, kulüp öncesi hayatın hatırasıdır.
Opie için ev, aile ve normal hayat demektir.
Bu yüzden varlığı bile tehlikelidir; çünkü bu evrende huzur dengeyi bozar.
Donna savaşın içinde değildir ama sonuçlarını yaşar.
Silah tutmaz ama hedef olur.
Bu dünyada suçlu olmak gerekmiyor, yakın olmak yeterli.
Onun ölümü yanlışlık değildir —
kulübün var olma biçimidir.
Donna ölünce Opie değişmez.
Sadece artık geri dönebileceği bir hayat kalmaz.
Bu yüzden Donna karakter değil,
geri dönüş ihtimalidir.
Ve o ihtimal ortadan kalktığında,
kulüp Opie’nin tek gerçeği olur.
Chibs: ''Acıyla Yaşamayı Öğrenmiş Adam''
Chibs diğerleri gibi değiştirmeye çalışmaz.
O dünyanın nasıl işlediğini anlamıştır.
Kaybetmiştir, intikam almıştır, bitmiştir.
Bu yüzden en sakin olan odur.
''Bazıları mutlu olur, bazıları alışır''.
Chibs alışmış adamdır.
Kulübü savunur çünkü başka gerçeklik yoktur.
Onun bilgeliği umutlu değil, pratiktir.
Tig Trager: ''Hissetmemek İçin Yaşayan Adam''
Tig ilk bakışta deli gibi görünür.
Ama aslında dizideki en kırılgan karakterlerden biridir.
Şiddeti sever çünkü düşünmeye fırsat bırakmaz.
Hızlı yaşamak travmayı susturur.
''Mizah onun zırhıdır.''
Durursa suçluluk hissedecektir.
Bu yüzden sürekli uç noktalarda yaşar.
Tig kötülükten değil,
boşluktan kaçan insanın portresidir.
Bobby Munson: ''Doğruyu Bilen Ama Yönetemeyen Adam''
Bobby kulübün vicdanıdır.
Ama vicdan liderlik değildir.
Ne yapılması gerektiğini görür fakat
insanların neyi kabul edeceğini de bilir.
''Haklı olmak güçsüzlüktür burada.''
Bu yüzden hep ikinci adam kalır.
Çünkü gerçekçi olan idealist olamaz.
Bobby dizinin “mantıklı insan neden başarısız olur” sorusudur.
Juice Ortiz: ''Kabul Görmek İçin Kendini Yok Eden Adam''
Juice en insani karakterdir.
Çünkü suçu çıkar için değil korku için işler.
Aidiyet ihtiyacı o kadar büyüktür ki
kendini satmayı ihanet saymaz.
''İnsan bazen dışlanmamak için kendinden vazgeçer.''
Onun hikâyesi suç değil kimlik krizidir.
Kulüp onu öldürmeden önce kendini silmiştir.
Juice yalnızlığın suç üretme biçimidir.
Unser: ''Düzen Bağımlısı Kanun Adamı''
Unser yasanın temsilcisi değildir; dengenin temsilcisidir.
Adalet istemez, sakinlik ister.
Kulüp giderse kaos geleceğini bilir.
Bu yüzden suçla savaşmaz, yönetir.
''Bazen düzen, doğrunun önüne geçer.''
Unser ahlaksız değildir.
Sadece gerçekçidir.
Lyla Winston: Gerçeği Kabul Ederek Hayatta Kalan Kadın
Lyla Donna’nın tersidir.
Kaçmaya çalışmaz, anlamaya çalışır.
Bu hayatın yanlış olduğunu bilir ama
değişmeyeceğini de kabul eder.
''Bazıları kurtarmaya çalışır, bazıları adapte olur.''
Lyla adapte olandır.
Kulübü romantize etmez.
Tehlikeyi bilir, kaybı bilir, sınırlarını bilir.
Bu yüzden hayatta kalır.
O sevgiyle değil gerçeklikle bağ kurar.
Opie’ye umut vermez, yanında durur.
Lyla’nın gücü savaşmak değildir,
yanılsamaya kapılmamaktır.
Bu evrende mutlu olanlar değil,
gerçeği erken kabullenenler yaşar.
Sons of Anarchy aslında motor, silah ya da suç hikâyesi değil.
Bu, insanların kendilerine seçtikleri kafeslerle yaşama hikâyesi.
Kimisi sevgi diye kalır,
kimisi aile diye susar,
kimisi özgürlük diye yalan söyler.
Jax sonunda şunu anladı:
Kaçamıyorsan bari senden sonra geleni kurtar.
Bu yüzden bazı hikâyeler mutlu sonla bitmez,
anlamlı sonla biter.
Ve Charming bize şunu öğretir:
Bazı hayatlar düzeltilmez…
sadece bedeli ödenir.
''come join the murder
come fly with black
we'll give you freedom
from the human track
come join the murder
soar on my wings
you'll touch the hand of god
and he'll make you king
and he'll make you king''
Yorumlar
Yorum Gönder